yeşermekti hayalim

kahverengi gözlerinde
düşlerimdeki bahçeyi gördüm hep,
bahçeye çiçekler ekip,
gözlerinde aşkı yeşertmekti hayalim.
yeşermekti hayalim yüreğinde,
bahçedeki çiçekleri evlat edinmekti.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

her şeyden çok sevseydim

kendimi her şeyden çok sevseydim
her şeyle besleseydim,
mesela kışla;
buz olup donsaydım kendime
bahar arasaydım yeşermek için,
mesela bahar bulsaydım
sömürseydim, kurutsaydım baharı yaz olsaydım,
kollarımda ölen baharın sonu olsaydım
tekrar donsaydım buz olsaydım...

her şeyden çok sevmedim kendimi
kendimden nefrette etmedim.

biraz ömrümden yedim
biraz ömrümden verdim
kışla kış oldum, buz tuttum
baharları eridim nehir oldum:
biraz can aldım bahardan
biraz can verdim bahara,
su oldum, yolumu buldum.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Şairlerin kendileri

Ardına geçip bakına hecelerin
mum olduğunu anlarsın şairlerin,
ateş olup yakınca özlemlerin
yazılan her şiir, eriyen bir şairdir; geceleyin.
Savaşın ve barışın şiirleri vardır
aşkın ve nefretin olduğu gibi,
kalem tutan elleri şairlerin
silah tutan askerleri yenebilir,
nefreti öldürebilir
aşkı yüceltebilir
ve aşkı hece hece yüreklerinden söküp
insana, doğaya, ve sanata ulaştırabilir.
Şairin özlemi aşktır
aşkı; barıştır, insandır, doğadır, sevdadır.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

aşkla yaşamak istedim.

Kadıköy'ün herhangi bir sokağında;
Kadınlardan önce, emekçilerden önce
Çocuklardan önce, adaletten önce
Afrika'dan önce, eşitlikten önce
Halklardan önce, özgürlükten önce
ilk başta kendimi unutabilirdim
ve bende aşktan ölebilirdim.
Aşkla yaşamak istedim ben;
adaletle, eşitlikle, özgürlükle
ve kadınlarla, çocuklarla, halklarla
ve emekle ve afrikayla birlikte
aşkla yaşamak istedim
aşkla ölmekten ziyade.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

başkasından bekledi

yaşama bütünüyle aç
her renkten insan,
kendilerini aç bırakan eli
bir ömür beslerken;
bekledi.
Bir devrim
bir kurtarıcı
bir hareket,
bekledi.
Bekledikleri ne varsa,
besledikleri el tarafından katledildi.
Paris'te katledildi
İspanya'da katledildi
Taksim'de, Kızıldere'de
Sivas'ta, Suruç'ta
kat-le-dil-di.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

insan açlığı

küçük bedenimde
büyük bir açlık var,
bütün olan-biten içinde
bir ben varım
bir de hayat.

hayatın içinde; insan
ve insanın şehri, şehirleri
ve insanın medeniyeti
ve insanın hasta bile olsa: geleceği...

hem hepsinin içinde
hem hepsinden özerk,
benim içimde
açlık;
ne şehri ne de medeniyeti umursamaz bir açlık
insan açlığı
doymaz şahsi bir hastalık.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

insan insandan korkuyor.

insan insandan korkuyor
insan haklı,
insanlık katliam kokuyor

ne büyük zelzeleler
ne de patlayan yanardağlar,
ne taşan dereler
ne de yaygın hastalıklar
insandan büyük afet olmadılar,
insan kadar can almadılar,
insanlık kadar tehdit olmadılar.

insan insandan korkuyor
insan haklı,
insanlık cinayet kokuyor.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

insan açlıktan yaşar mı

İnsan açlıktan ölür mü ölür
insan tokluktan da ölür, yokluktan da
insan varlıktan da ölür.
İnsan her türlü ölür, insan ölümlüdür.

Peki insan açlıktan yaşar mı?
Yaşarmış!
Karın tokluğuna boyun eğmeyip, yaşarmış
haksızlığa razı olmayıp, yaşarmış
midesi yerine onurunu doyurup, yaşarmış.

Nuriye olup, Semih olup, Ruslan olup
Ya-şar-mış!

Vücudunu günbegün eritip
mücadelesini büyüterek,
Ya-şar-mış.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

hayalim

sen benim umudum olan nehrin
kenarında balık tutan avcının
yakaladığı balığın az önce yuttuğu kelebeğin
konmuş olduğu son çiçeğin
görmüş olduğu ilk güneştin.

çok özel değildin,
ama özeldin..

reklam güzeli değildin,
ama güzeldin..

kusur dolu yaşamının içinde,
beni kıracağın günün, ilk ışığını;
sabırla bekledim...

taş gibi kalbinde,
buğday gibi un olmaktı hayalim.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder