8/29/2016

biziz biz eşkıyalar!

çok uzakta değiliz
kalbindeyiz hayatın
ve ellerimizle kazandığımız gibi
ellerimizle örüyoruz yarını!
biliyorsunuz!
korkuyorsunuz!
titriyorsunuz Ali'nin dediği gibi!
Nartan gibi gülümsememizden
Mahir gibi adaletimizden
Yusuf gibi cesaretimizden
Deniz gibi koşuşumuzdan
korkuyorsunuz,
titriyorsunuz Ali'nin dediği gibi!
Nazım'ın şiirlerden
Yılmaz'ın filmlerinden
Kazım'ın şarkılarından
Tuncel'in oyunlarından
ödünüz patlıyor!
İspanya'da öldürüyorsunuz
Filistin'de doğuyoruz!
Bolivya'da katlediyorsunuz
Rojava'da çoğalıyoruz
Bizler; Sivasız, Antepiz,
Chippas'ın dağları
Şikago'nun sokaklarıyız
biliyorunuz,
korkuyorsunuz,
titriyorsunuz Ali'nin dediği gibi
biziz biz
uykusunu kaçıran saray soytarılarının
huzurunu bozan hak yiyenin
düzenini bozan yalan atanın
bizler Ahmet'iz, Ali'yiz, Mehmet'iz!
bizler Ernesto'yuz, Mahir'iz, Deniz'iz!
biziz biz,
bir sülük gibi halka yapışıp sömüren
gölgemizi görse korkup delirenlerin
yolunu kesen eşkıyalar!
korkun bizden,
korkun ve titreyin!

8/26/2016

emanet

eğer bunu söyleyecek kadar
yaşayamazsam, 
beceremezsen yaşamayı;
bilmelisin! 
benim bir emanetim var
artık senin
bu emanet çocukların geleceği!
ona sahip çık
ve emaneti koru.

sahtelikler


yalnızlıktan korkar ki o yalancı
yalnız kalmamak için biriktirdiği sahtelikler
boğacak onu!
her bir yalan gülümseme
bir çentik atacak kalbine
ve zamanın acımasızlığını hissedecek bir gün.
kalbindeki çentiklerden
kanayacak hala temiz neyi varsa
ve git gide insan olmanın özünü yitirip
sadece isim kalacak kendinden geriye!
kalan o ismi de
tarihe değil,
sadece mermere yetecek

8/25/2016

kentler - şiirler


kötü şiir yoktu halbuki
aptal şair çoktu sadece...
şiirler üzerine kentler
kentler içerisine düşler koyup
bir virgül atacaktık
ve tabiat kendini yazacaktı
bu yazgı da hep birlikte
insan olacaktık!
fakat kentler üzerine şiirler
şiirler içerisine düşler koyup
arsız arsız noktayı da koydular
insanlık tabiatı ile aramızda
tanrısal bir nokta durdu böylece.



bu kalp sevecek

eğer çıkarıp ortaya,
koymasaydım kalbimi
kim gövdemi yarıp
onu kırabilirdi?
eğer cesur olmasaydım
nasıl çıkarıp koyabilirdim kalbimi
ortaya?
izin vermeseydim,
kim sevebilirdi beni?
kim zorlayabilirdi
istemeseydim sevmeye!
bu kırık kalbin de sorumlusu benim
madem suçlu arıyorum kendime,
o halde bir adım öne çıkıyorum!
bağırıyorum,
kendime bağırıyorum
sende işit, o da işitsin
hepiniz duyun diye
avaz avaz bağırıyorum dinleyin!
ben sevmeye geldim!
sevmek kıracaksa kalbimi
bin defa kırılsın!
bu kalbi,
etten kabre gömüp
sevmeden öldürmeyeceğim!
bu kalp,
can verdiği herşeyle ölüp
toprağa girene dek
sevecek!

8/23/2016


bir hatayı bilerek bıraktım
benim tembelim diye değil
sen tembel olma diye küçüğüm.
çünkü anladım ki,
emek verilmeyen hiçbir şey
yeteri kadar değer görmüyor.

8/22/2016


paramparça olmuş ayakları
yürüdüğü yolda,
ne bir karınca incitmiş
ne de koparmış bir çiçeği oysa
işittiği küfürler bile
değiştirmemiş anlattığı güzel şeyleri,
sahip olduğu ne varsa
bedeli ödenmiş
mesela bir hayata sahipmiş
alnı terlemiş
avcu nasır tutmuş
ayağı eskimiş..
ayağı eskimiş,
paramparça olmuş
hayat yolunda..
televizyon tezgahında
propaganda ile tutuşmuş meşaleler
yakmak istemişler ona ait ne varsa
o ise yaşamak istemiş,
nasırlı elleriyle, terlemiş anlıyla
eskimiş ayağıyla
meclisteki torbalardan
çıkan dikenler serili yolunda
yürüyor hala yürüyor
karıncayı incitmeden
çiçeği koparmadan
bedel ödeyerek sahip olduklarını
omuzlarına taşıyor da
yürüyor hala yürüyor!

ateş sarmış memleketi

bir ateş yanıyor
iştahla
yakmak istiyor evimizi
biz yanmak üzereyiz
ateş sarmış her köşemizi
sen yangın yerinde
bana aşkı soruyorsun!
öleceğiz - ölüyoruz!
görüyoruz - yanıyoruz
eğer yaşayamayacaksak
ne önemi var aşkın?
eğer bir yarını olmayacaksa,
ne önemi var sözlerin?
ölümün batağında
kendine teselli araman
beni ölümün kıyısında incitiyor
beni seviyorsan
bu yangını söndürelim
yoksa sevdiğin kalbinle,
yoksa sevdiğin adamla,
sevgimizle yanıyor geleceğimiz.

8/14/2016


iri örülmüş  bir duvar gibi duruyor egon
kalbimle kalbin arasında,
kaldır o duvarı
çarpışsın kalbimiz
aşk ile meşkin ortasında!
biz sevmeyi sevgilim
aşkın kitabındaki satırlardan değil,
ödediğimiz bedellerin acısından tanırız
can acısını  biliriz,
biliriz kalp sızısını;
hocamız nasihatler değil,
musibetler oldu bugüne kadar!
devlet okullarında değil,
hayat okulunda öğrendik yaşamayı.
çok şeyler istedik hayattan
ve hiç ücret ödemedik 
hep bedel ödedik
ve bedelini peşin aldılar 
sevginin;
kaldır o duvarı,
etlerimiz değil
kalplerimiz çıplak kalsın
ve çarpışsın.



8/08/2016


soğuk bir kış gibi
yaşadım aşkı.
hazırdım,
tedbirliydim,
baharın geleceğini 
ve kışın biteceğini
biliyordum.