5/29/2016

ölmekten korkuyorum

sonra soracaksın diye,
şimdi söyleyeyim istersen.
Ölümden elbette korkuyorum,
henüz kalbi durmamış
henüz taş tutmamış
herkes korkar ölmekten...
ama çocukların ölmesine göz yumacak kadar da
sevmiyorum yaşamayı!
hem ne ki yaşamak
eğer hür bir şekilde ölmeyeceksen?
eğer ben bir hür isem,
eğer bu zincirler gerçekten esaretim değilse,
eğer bağlı olan şu ellerim değil,
ellerimi bağlayanlar köleyse gerçekten
ölmekten korkmak için bir çok sebebim vardır evet
ve her sebebim,
bir başka çocuk için ölemeyecek olmakla başlıyor benim.


5/26/2016

ilk tekme

altın tuğlalarla örülü evinde,
onurdan yoksun, şereften yoksul,
kalpten ırak,
vicdana mahkum kalınca ey devletlim...
altın tuğlaların ısınmadığını da,
şerefin de onurun da,
silahla teslim alınmadığını da!
dostun da, düşmanın da,
parayla satılmadığını da!
ilk kendi dostlarının,
sert tekmeleriyle anlayacaksın!

5/24/2016

kalemin yazmak için azalması gibidir,
şairin eksilmesi; yazarken şiiri!
hiçbir şey yoktan var olmaz evet,
şiirler de öyle
ve hiçbir şey vardan yok olmayacak evet,
şairler de öyle.
öyle bir dolacağız ki,
sağanak gibi yağacağız.

5/16/2016

Anayasa

Anam bir yasayla büyüttü beni,
adı sevgiydi, sevgi yasası...
İşte benim anayasam budur.
Bu yasayla baktım hep hayata,
böyle düşündüm, böyle karar verdim!
evet derken de, hayır derken de
bu yasanın gerçekliği yaşadım.
Başka çocukların,
anayasalarına hep saygılı oldum
çünkü hiçbir ana,
çocuğunu kötü bir yasayla büyütmez.
çünkü bütün anaların yasası sevgidir!

anamın yasasını çiğneyip,
bir damla göz yaşıyla vicdanıma hapsolmaktansa...
cihanın bütün yasalarını çiğner, mezara hapsolurum!

5/11/2016

çocukluğumdan akan hediye

***
yaralarım mutlaka geçecek
ama sen hep kalacaksın!
acınası halimi,
hep sende bulacağım üstelik!
ve her şeye rağmen
bende kaldığın yeri özenle koruyacağım
bir gün bile pişman olmadan,
seni ulaşabildiğim bütün geleceğe taşıyacağım sevgilim.
***
sen geçmişimden-geleceğime gönderilen
en büyük hediyeyi taşıyacaksın bana,
kaynağı çocukluğumdan başlayan
ve ihtiyarlığımdan mezarlığıma boşalan bir nehir gibi
taşıyacaksın hediye mi günbegün
***

hayalini kurduğum geleceğin, geçmiş izi

ölmeyecek kadar çok
birikmeyecek kadar az yeter bana,
hayalini kurduğum geleceğin
açlıktan arınmış bir günü bile yok.

acısı kutsanmış bir hayat belki,
ellerimle şekillenen...

kulağıma fısıldanan ezan
bilincime aşılanan vatan
elime tutuşturulan kimlik
bana sunulan amaç
bu kadar az mıyım?

soğukta üşüyen kaba etim
açlıkta guruldayan karnım
yoklukta kirlenmiş elbisem
sağdan patlamış ayakkabım
bu mu konumumu düşüren?

ben kaba bir etten
bencil bir mideden
lanet bir egodan mı ibaretim?
***
hayalini kurduğum geleceğin
açlıktan arınmış bir günü bile yok!

üşüyen etim elbet ısınır,
çıplak bedenim mutlak giyinir sevgilim
aç karnım mutlaka doyar,
yırtık elbiselerim yamanır,
ayakkabılarım dikilir sevgilim..

ya üşümüş, acıkmış kalbim?
ya paramparça edilmiş gençliğimin anıları?
onlar ne büyük yaralar ki,
binlerce yıldır akan kuban nehri gibi kanıyorlar!
üzülme,
yaralarım mutlaka geçecek
ama sen hep kalacaksın!


5/07/2016

nasır

***
***
yediği lokma için rüsva olmayan,
sefil bir adam olmaktan onur duyuyorum.
gurur duyuyorum, inandığımı yaşadığım için!
***
inancım beni sefil bir hayata taşıyor,
taşısın!
anbean sefaletin kalbine yaklaşayım
rezaletin tahtında olmaktansa!
***
dünya öküzün boynuzunda değilse de,
tam da bizim sırtımız!
***
elimde tutarım
sırrını kainatın;

 "nasır" onun adı.

5/02/2016

senin ki sana, benim ki bana

şeyhler, hocalar geldi geçti!
gördük ve izledik!
ellerinde tespih,
dillerinde Allah,
iyiliği emrediyorum dediler,
kötülükten men ediyorum dediler
ve
sırf zina olmasın diye,
sübyana bile nikahı caiz saydılar
nikah yaptılar
nikah kıldılar!

şairler, yazarlar da geldi geçti!
gördük ve izledik!
ellerinde kalem,
dillerinde tanım!
sanat doğuruyorum,
şiirler diziyorum dediler!
sırf kendileri gibi olmamış diye,
yazılmış şiirleri,
basılmış kitapları ateşe tuttular!

halbuki nenem, 15 sene evvel
90 küsür yaşında, okuma yazma bilmez
kalbinden geçeni,
ağzından gizlemezdi

***
benim dinim bana
senin dinin sana,
nenem öğretti bana!
***

5/01/2016

bir de bir

Dört dörtlük birisi
hiç olmadım,
olmayı denemedim de
ve belki hiç olmayacağım bile..
dörtte kaçım bilmiyorum da..
***
ama bir de birim ki;
nefret ettiğim kişinin yüzüne hiç gülmedim,
sevdi duyduğum kişinin arkasından hiç konuşmadım,
senden nefret ediyorum diyebilmenin de,
seni seviyorum diyebilmenin de bir hafifliği üstümdedir!
***
bir de birim;
neysem oyum! 
***
ne çokum,
ne yokum!
***
ne tamım,
ne safım