güneşin özünden doğacağız!

hiç harcımız olmadı, güneş olmak

iddia etmedik bunu!
güneşi karartmak,
aldatmak istemedik;
çatırdamasına az kalan tohumu,
akşama varıp sabaha uyuyan yavruyu,
denizi, akarsuyu!
yere düşmüş çiy'i,
onun tekrar gökyüzü hayaliyle, ısınma hevesini!
insanı, sıfatı, insanlığı aldatmak istemedik!
sadece ay gibi olmaya gayret ettik,
güneşin ışığına kararıp, zifiri çöken yıllara;
güneşin ışığından vermek istedik,
bunu söyledik, buna çalıştık!
oysa onlar, güneşin özünden çaldılar
ve bizi onunla, yaktılar!
bizi kül eylediler,
unuttular;
doğacağız, bir şafağında insanlığın
güneşin özüyle yakılmış umut taşıyan bedenlerimize,
güneşin özü bulaşmış olacak elbet!
küllerimizle, güneşin özüyle doğacağız...
çatırdayan tohuma,
uyanmak üzere olan yavruya,
denize, akarsuya! 
buhar olup uçmak isteyen çiy damlalarına!
insana, sıfata, insanlığa; sıcacık doğacağız bu sefer!