8/11/2015

hayat uzun, kuşlar yerde..

bundan sittin sene önce,
hangi günün
sabahındaydı bilmem.
Hangi pencerenin,
kenarındaydı bilmem.
Hangi kalemin,
mürekkebiydi bilmem.
bir şiire gebe edildi sayfa,
daha kaç şiir vardı, onu da bilmem
ama bildiğim şiir;
"Hayat kısa,
kuşlar uçuyor" diyordu hunharca.
O şiir yazılıp,
sittin sene geçse de üstünden
ve sayfayı şiirlerine gebe bırakan üstad
toprağı kendine gebe etse de
izi; kaldı kadıköy'de bir duvar üstünde
bir kadın bedeninde,
hiç gitmediğim kentlerin
kitap satan köşelerinde
izi kaldı işte
ve bir dizi izi,
defalarca geldi önüme.

hayat uzun,
kuşlar da yerde halbuki,
sittin sene önce,
iki orman çiftliği mesafesinde
uçardı kuşlar yeme.
ve sittin sene önce,
iki dava mesafe arasında
yürürdü insanlar ölüme.

şimdi mi?
simiti görünce konan kuşlardan
ve ölümü görünce kaçan insanlardan
ve açlığına boyun eğmiş
ve şantiye şantiye
ve atölye atölye
ve iş iş kiralık
70-80 model insanlardan
ölmemek için,
yapmadığı kalmayan
hayatı uzatan
yaşamı kısaltanlardan
ve yerde her simit atana
konan kuşlardan öte;
bir de uzay fiziği var.







8/11/2015 |

0 yorum:

Yorum Gönder