6/18/2015

hiç kimse sormadı ki,
neden susuyorsun? diye
halbuki,
en güzel cevabın
susmak olduğunu sanıyordum bir süre..
yatıyordum, kalkıyordum
teselli oluyordum böylece
böylece kazanmak lügatıma girmeden
kaybetmeye teselli olmuş hayallerimin
ayak izleri de silindi hafızamdan.
Ee söyle o zaman
kimim ben?
adımı koyan yakınlarımın
yabancılara terk ettiği,
herkes gibi genel ihtiyaçları uğruna,
ömür kiralayan bir kent serserisi miyim?
yok-yok azıcıkta siyasiyim
benim adıma seçilmiş vekillerin
bana rağmen hüküm ettiği
şu hayata bir itirazım da var ama
adıma düşünmekten başı ağrıyan sevdalığımın
bana rağmen benim için düşündüğü
sefaleti tartışıyorum yüreğimde,
ne desem suç olduğundan,
daha az suç işlemek pahasına,
kendimi ısırıyorum ağzımdan,
dişlerim gıcırdıyor,
dişlerim zavallı,
dökülüyor, 
tüm biyolojik acılarım,
ihtiyarlık rafında sıra bekliyor
ben büyüyorum,
zaman küçülüyor
an geliyor
an çok yakın
an kıldan ince
kılıçtan keskin.

6/18/2015 |

0 yorum:

Yorum Gönder