6/26/2015

cennete çevirelim her yeri,
her halk özgür ve mutlu olsun
her kadın ve adam sevsin, sevişsin
her memlekette huzur olsun
bunun mimarisinde,
çalışkan emekçiler olalım her birimiz
ama hiçbiriniz,
Oshomafe'yi dahil etmiyorsunuz bu cennete
kurduğumuz cennette
cehenneme sokuyorsunuz beni
yüreğimde tütüyor halbuki Oshomafe,
hiç gitmediğim
ama hep soluklandığım
özgür adamların ve kadınların dağı.


6/24/2015

elimi şiire bulaştıran şey,
katıksız bir yokluk değil
aksine akıl almaz bir varlıktı...
...nasıl mutluluk yokluğuysa hüznümüz
öyle de varlığıydı derdin, tasanın ama,
bütün varlığımız da acılarımız değildi.

Özgürlük yoksunluğumuza isyan eden
umuttan varlığımız vardı,
Adalet yoksunluğumuza direnen
inançtan varlığımız vardı
sefalete ve zalimlere karşı;
dayanışmayla var oluyorduk.

Şiirlerimiz; öfkemizi bastırmak için değil
Şiirlerimiz; öfkemizi bilemek içindi.
Şiirlerimiz hak edene çiçekti,
ama etmeyene değildi, etmeyene silahtı!
Silahımızdı.

6/18/2015

hiç kimse sormadı ki,
neden susuyorsun? diye
halbuki,
en güzel cevabın
susmak olduğunu sanıyordum bir süre..
yatıyordum, kalkıyordum
teselli oluyordum böylece
böylece kazanmak lügatıma girmeden
kaybetmeye teselli olmuş hayallerimin
ayak izleri de silindi hafızamdan.
Ee söyle o zaman
kimim ben?
adımı koyan yakınlarımın
yabancılara terk ettiği,
herkes gibi genel ihtiyaçları uğruna,
ömür kiralayan bir kent serserisi miyim?
yok-yok azıcıkta siyasiyim
benim adıma seçilmiş vekillerin
bana rağmen hüküm ettiği
şu hayata bir itirazım da var ama
adıma düşünmekten başı ağrıyan sevdalığımın
bana rağmen benim için düşündüğü
sefaleti tartışıyorum yüreğimde,
ne desem suç olduğundan,
daha az suç işlemek pahasına,
kendimi ısırıyorum ağzımdan,
dişlerim gıcırdıyor,
dişlerim zavallı,
dökülüyor, 
tüm biyolojik acılarım,
ihtiyarlık rafında sıra bekliyor
ben büyüyorum,
zaman küçülüyor
an geliyor
an çok yakın
an kıldan ince
kılıçtan keskin.

6/14/2015

aç kalmaktan da ötesi,
hiç kalmak, zulmün..
ve yarısı insanın
ki hep başka bir insandadır o,
esas tokluğudur!
ve insanın görevidir diğer yarısını bulması..
çünkü karnı toksa da, varlığı açtır o yoksa
ve kendi varlığına olan açlığını,
insanlığını tüketerek unutur,
insanlığı tükendikçe bu mahlukun,
bir hiçe dönüşür




ağlamak bile
yasaktı bize,
ve ilk kaçak işimiz
ağlamaktı açıkçası

6/12/2015

azıcık aş doyururken karnı,
bu neye çok olma telaşıdır anlayamadım,
cepleri aşmış,
kasalardan taşmış
sayıların yetmediği o malum sayılar
insanı hiç doymayacağı
bir açlığın kölesi yapar da durur,
fakir bir tabak yemekle doyarken
zengin kazanlarla aç kalır
bu neyin birikmesidir?
nereye birikmektedir?

6/10/2015

hep sordum kendime,
neden
ve nereye