insan olabilecektiniz..

bekledik ki
kırdığınız kalbi iyileştirirsiniz,
attığınız yalanı düzeltirsiniz,
ezdiğiniz insanı anlayabilirsiniz diye..
yetti;
ne siz insan olabileceksiniz
ne de biz daha fazla dayanabileceğiz!
içimizde yanan,
sizin de insan olabileceğinize inanan
saflığın,
kırgınlığıyla körüklenmiş
öfkenin ta kendisidir!

herkes biraz sevdiğine bulaşır

kim tutarsa ellerinden
ellerine bulaşır elleri
renk verir,
herkes biraz
sevdiğine dönüşür
el ele tutmaktan
aynı yolu gitmekten
aynı şeyi sevmekten
herkes biraz
sevdiğine bulaşır
el ele tutmaktan

...ve ellerimde
biraz ona dönüştüğüm
ve ellerinde
biraz bana benzettiğim
ve aynı yolu yürüdüğüm
sevdiğim, güzelliğim...
yüzümdeki tebessüm,
kalbimdeki heyecan,
içimdeki çocukluk
ondan bana bulaşıyor...

sevdiğim,
her yarınıma bir umut taşıyor.

10/10luk


içecek su
yiyecek ekmek
gidecek iş
dökecek alınteri
sevecek insan
yazacak kalem
yazılacak şiir; var...

bir azıcık de genel adalet olsa
bir de özgürlük
bir de eşitlik

on onluktu hayat

acı mühürlü borçlarımız.

faşizm,
eski şehirlerin arka sokaklarında,
ücretli katillerin,
postallarıyla 'acı mühürlüdür' geçmişimize
ve o postallar,
nice çocuğu anasından aldılar
ve biz,
işte tam da bu çocukların analarına,
o çocukları unutmamayı borçlanmışız
ve borcumuz bakidir
'ölüm,
her nereden gelirse gelsin'
ücretli katillerin geçmişini hatırladıkça,
katledilmiş çocukların isimlerini bağırdıkça
ve yoldaşlığı;
insanlık değerlerinin merkezinde buluşturup
intikamlardan öte,
gerçek adalete çevirdikçe
borcumuz her gün,
analara, çocuklara, geleceğe ödeniyor olacaktır.



Ezildiğim ağırlık, aşkımızın...

balıkçı teknesinin yolunu gözleyen

kediler gibi,
şarap parası toplama işçilerinin,
para isterken ki heyecanıyla..
üç yüz gündür,
üç bin kilometre uzağında yârinin
bir defa tatil yapmadan
her gün,
15 saat çalışan Filipinlilerin,
evine olan hasretiyle yazıyorum adını

Ezildiğim ağırlık aşkımızın,
ama Zannetmesin düşmanlar bu ağırlık yaramdır,
bu ağırlık ki; Güzelliğimdir
bu ağırlık ki İçimdendir

koşanların hikayesi

bugün koşanların hikayesini,

yarın elbette anlatacaklar
bugün koşanlara engel olanların çocukları
ve yarında,
bugüne dair ne varsa
o koşanların izini taşıyacak
duranların tek izi ise utanç olacak.