4/28/2015

dostun şiiri

ey dost,
sen ki,
sefil dünyanın zulmüyle
ezilmekte olan yüreğimin
sevgililer sevgilisi,
o'na güç ve yarına inanç katan
amaçlar amacısın.
sen,
ah dediğim de
hızır gibi,
vah dedirtmemek için
arı gibi çabalarsın
düşmamın başı üstünde,
sallanan kılıç,
sözümün altında
atılmış imza,
doğru yoluma kefil,
kavgama yeminsin..

bir çok şey de ayrılsakta,
sorumlulukta biriz
ve sorumluğumuz
güneşin sabaha yetişmesi gibi,
olmazsa olmazımızdır
ey dost,
sorumluluk bizim bağımızdır
ayrı kaldığımız herşeye rağmen
buluştuğunuz yerin ta kendisi olmalıdır
ve ikimizden biri
bunu ihmal ettiğinde
bil ki;
dostluğumuz ihmal edilir
ve dostluk, ey dost dostluk..
ihmale gelmez.
sorumlu olmalıyız ey dost,
doğruyu sürdürmek,
yanlışa direnmek için
birlikte yürümek
birlikte dövüşmek için
sorumlu olmalıyız
birbirimize karşı,
herşeye rağmen
sorumlu durmalıyız.

yeter ki umut olsun

zulamda tek sarımlık tütün,
o da kuru
ama umutsuz değil içimi
yeter ki;
inanayım ona
inanayım herşeye rağmen..

önümde bir sokak,
yapayalnız,
kuş da uçar
kervan da geçer
yeter ki inanayım

yeter ki umudumu yitirmeden
her yarına sarılayım
herşey geçer,
yalnızlık masalına dönüşür sokakların
sigara tüter,
kuş uçar,
kervan geçer,
insan sever,

zulamdaki tütünü sarıp,
yalnız bırakılmış sokağın
kimsesizlik ambargosunu deliyorum tüterek..
sigaram tütüyor,
yüreğim atıyor
kuşlar buradan uçacak
kervanlar buradan geçecek
insanlar burada sevecek

Etiketler:

4/27/2015

yeni bir adem.

radikal hayatımın ilkelerini
defalarca ihlal ettim,
kendimi, kendime ezdim
ezilmedim değil yani...
un ufak olurken adım ayaklarımın altında
toza dönüştüm,
adımın tozuna,
zalimin zulmüyle ezilmiş adaletten
hırsızın doğmamış memoşun sütünü çaldığı açlıktan
görüp susmayan cesaretten
inanıp yılmayan kavgadan karıştırdım, harç yaptım
ve yeni bir adem yarattım adımdan.

kendi sınırlarını tanımayan
kendini ezmiş,
ezilmiş adeletle,
çalınmış sütle,
açlıkla
cesaretle, kavgayla
yeni bir adem

ben ve zırhım

zor gecenin koynunda
zırhsızsam,
sebebi vardır
bu zayıflığın..
bilmenizi isterim,
eğer zırhımı çıkarıp,
zora dayanıyorsam dişimle..
aşksız olmayışımdandır
sevgisiz olmayışımdandır
vicdansız olmayışımdandır
ve eğer,
tüm bunlara bir zırh taşıtıyorsam
dünyanın cennet olmayışındandır.

4/23/2015

insan tohumu

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)

tohumları bilirim,
ne isterler
ne istemezler anlarım..
insan ki,
gövdesinde taşır tohumunu ,
o tohum,
aşk ister, aydınlık ister..
ikisini de vereceksin o tohuma,
eğer biri olmazsa bunlardan,
o tohumun yetiştirdiği insanda
bir şeyler eksik gider..

Etiketler:

4/20/2015

Çerkes Çocuk Miti

elleri,
taşaltıydı
kelle koltukta derler ya
öyleydi,
öyle bir severdi ki
herşey nasiplenirdi bundan
dünyasını,
doğasını,
yaşamı, halkları, kadınları, adamları, çocukları
hiç mahrum etmedi sevgisinden..
Çerkes doğdu,
hemde en haşiminden
atalarına en layığından
"Çerkeslik İnsanlıktır" sözünden,
milim geri durmadan
en önünde direndi faşizme karşı barikatların
Ağlayan çocukla çocuk olmayı hiç bırakmadı
öldürülmüş evlatlarına sarılan anaya hep evlat olmaya çalıştı,
ellerinden gelse,
kurşunların önünde duvar da olurdu,
ellerinden gelemezdi diye çok üzülürdü
üzerdi onu hayat,
kendisi gibi insanların
birbirini hor görmesi
acı çeken halkların birbirine küfür etmesi
erkeğin kadını ezmesi,
insanın doğayı yok etmesi
üzerdi onu,
üzülürdü hep
ama hep bir umutla atardı kalbi
ve derler ki,
o haşim Çerkesin kalbi,
kardeşliğne inanan her çocuğun yüreğinde
yüzyıllar öncesindeki bir soykırımdan
yüzyıllar sonraki bir diasporaya miras kalır
ve şartlar,
hiç bozamaz bu mirası.


4/19/2015

herşeyi kirlettiler

paslansın diye,
işletmediler demiri
yaşlansın diye,
yaşatmadılar çocukluğu
nerede güzel bir yol varsa,
oraya taş koydular
kim güzel şeyler söylese
onu duyulmaz kıldılar!
güneşi geceye,
barışı savaşa,
sevgiyi nefrete
dostluğu düşmanlığa 
bizi yalnızlığa mahkum ettiler

herşeyi kirlettiler..

ve bizler,
üzerimize işlenmiş bu mel'un yalnızlığı yırtıp,
dostluğa yürümedikçe..
nefret sevgiye
savaş barışa
gece gündüze kavuşamıyor!
güzel şeyler duyulamıyor,
güzel yollar yürünemiyor!
çocukluk yaşanamıyor!
demirler bile ışıldamıyor!

kir sökülüp atılamıyor!


Aşktandır

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)

Tüm enerjimizi sömürse de hayat,
yüreğimiz de,
aşk için bekleyen adımlara gebe
deli bir çocuk
sevdiğimizin adını haykırarak ayakta tutar bizi.. (sana)

ve yaşadığımız tüm bu işkence çağı için,
aşk hayatta kalma gücümüzün kaynağıdır. (bana)

biz iyi biliriz ki; (bize)

yorgunluğumuz emekten
gücümüz aşkan,
onurumuz insanlıktan
gururumuz dürüstlüktendir

yediğimiz bir lokmadır,
karnımız açtır
ama tokluğumuz yürektendir
aşktandır, hırsızlık etmemiş ellerimizin,
başkasının ekmeğine dikilmemiş gözlerimizin
onurlu duruşundandır.

Etiketler:

4/17/2015

İşçi Paradoksu Açlık/Tokluk

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)

yaz da gelse,
kış da..
ellerimiz emekle yanar,
yüreğimiz haksızlıkla donar..
çalışıp fakir kalmak,
işçi paradoksudur!
günün çoğunu satın alır patronlar,
çocuğunu sevme vaktini,
mutlu bir öpme vaktini
gökyüzüne bakma vaktini satın alırlar
ve tüm bu vakitleri toplar,
sermaye vakti yaparlar!
karın tokluğu,
günün ikramiyesidir
ve bundan ziyadesi yoktur
açlık, işçi dünyasının vebasıdır
ve aç kalmaktansa
tok ölmeyi yeğler işçilerin çoğu
her ne kadar,
ebedi tokluğun anahtarı
geçici bir açlık olsa da,
bunu göze alamazlar!

Etiketler:

4/11/2015

Emeğin Ebeleri

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)

sabah güneşin doğuşuyla uyanır
emeğin ebeleri
ve emek onların ellerinden
parça parça,
pıhtı pıhtı örülür yarınlara..
emekçinin ellerinden,
yara yara kopup
pıhtı pıhtı örülen emek
bir yarın daha vaadeder çocuklara!

Etiketler:

4/10/2015

Halklar Şiir Oluyor!

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)

geceleri ansızın
gördüğüm bu rüyalar;
bombalar çiçek oluyor
uçaklar çiçek atıyor çocuklara
çocuklar sevinç çığlıklarıyla
koşuyor yarınlara!
ağzımızı kiralamış küfürler yerine,
sevgi sözcükleri oturuyor!
para değil ama
dostluk kazanılıyor..
halklar şiir oluyor
şiirler barış yazıyor
şiirler kardeşlik yazıyor
şiirler eşitlik yazıyor...
...bir anda bitiyor herşey
sabah oluyor!

Etiketler:

4/09/2015

beni başkası olmaya zorladılar

(İpe Dizilmiş Şiirlerim)
beni başkası olmaya zorladılar
ve bende o başkası olamadım açıkçası
ne kendimi bildim kendimde
ne de başkasını buldum..
kendimle,
olmam istenilenin ortasında
yersiz yurtsuz,
tabiatı kaybolmaya dönmüş
ikametgahı ve vatandaşlık belgesi olan
kayıp ve vatansız olarak bulundum.

beni başkası olmaya zorladılar,
düşünsene..
düşünsene martıların balık olmaya zorlandığını
düşünsene balıkların leylek olmaya zorlandığını,
işte öyle benimki de,
ben mutluydum,
mutsuzluğa zorlandım
ben tembeldim,
çalışmaya zorlandım
ve karanlık gecelerin,
fırtınalı akşamlarında
şimşeklerden ürken bir korkaktım
ama cesur olmaya zorlandım!

tüm bu zorlama,
beni şimdi bulunduğum hale taşıdı,
beni zorlayan tahakküm kambur oldu zorlarken
işbirlikçi annelerin-babaların fıtıkları patladı
teslimiyetçi arkadaşların dilinde tüy bitti
ben zorlandığım olmadım ama,
kendimle de kalmadım
tam ortasında hayatımın
ikisi birden olamayan
bir kayıp olarak yazıyorum!

"merhaba, seni seviyorum!"

Etiketler: