11/27/2014

ayrılıkların, birleşmelerin ortasına koyacağız!

Bu ayrılık yetmez bize,
yetmez..
Kıta-kıta,
renk-renk
ırk-ırk
sınıf-sınıf
ülke-ülke
bölge-bölge
kent-kent
belde-belde
köy-köy
mahalle-mahalle
sokak-sokak
sülale-sülale
ev-ev
aile-aile
anne-baba
abi-kardeş ayrılacağız.

Abi-kardeş
anne-baba
aile-aile
ev-ev
sülale-sülale
sokak-sokak
mahalle-mahalle
köy-köy
belde-belde
kent-kent
bölge-bölge
ülke-ülke
sınıf-sınıf
ırk-ırk
renk-renk
kıta-kıta birleşeceğiz sonra
Bu birleşme yetmez bize, yetmez!

Bu ayrılığın,
bu birleşmenin adını koyacağız
ulu-orta
açık-seçik
senli-benli koyacağız.

Tam ortasına,
tam ortamıza
ortaya koyacağız; ayrılıkların, birlikteliklerin, savaşın, barışın, zenginin, fakirin, siyahın, beyazın, senin, benim, bizim sizin, onların tam ortasına koyacağız.


Adını koyacağız!

11/24/2014

yaşıyorum bende

yaşıyorum bende,
sabah güneşiyle hortlayan
ahlaklı zalimlerin
eğitimli zulmünü.
kaçıncı günaydın bu,
başkalarına yetişme telaşıyla geçen?
kaçıncı günaydın, kendine geç kalan?
kendinden kaçarak,
sokak sokak,
durak durak,
iş-iş..
sınıf-sınıf koşturduğumuz
kaçıncı para kazanma maratonumuz?

yaşıyorum bende,
akşamı iple çekmekten yorgun düşerek.
uykuya açım,
sevgiliye-zamana
kendime açım, yaşıyorum.
banka hesabımda,
biriken sayılar
hayatımı azaltıyor
işe yetişmesine yetişirken
kendime epey bir geç kalıyorum
kendimi özlüyorum.
kendimi özlerken,
yaşıyorum bende.

11/19/2014

aslında sen yoksun, ben varım diye sen oluyorsun.

aslında sen yoksun
ben varım diye sen oluyorsun.

açlık

sürekli aç kalmaktan
doymayı unuttular insanlar,
doymayı unutunca
açlığı da unuttular
açlığı unutarak doydular sonra...


11/18/2014

zalimin tarihi

zalimin tarihinde
terör yarattık mazlumca
"hak" dedik, "adalet" dedik.
sarstık bin odalı sarayların içinde
onlar-bunlar diyen diktatörlerin 
zenginlik uykularını.

zalimin tarihinde,
halkların hiç olmayan huzurunu bozduk
"anadil" dedik "eşitlik" dedik
asimilasyon yatağı olan coğrafyada,
anamızın dilini yasaklayan zihniyetin
hayallerine saldırdık.

Zalimin tarihi,
zalimle olanadır.

ne mutlu onların tarihinde,
tek kelime övgü bulamayacaksınız bize.

11/17/2014

dağları söyleyin

kırgınmış bana kentler,
ya dağlar? dağları söyleyin dostlar
yoldaş mı bana o dağlar?
kış aylarında,
kaya uçlarında buz tutan o dağlar
ilkbaharlarında,
su verecek mi bana onu söyleyin yoldaşlar!
sararıp çürüyen otların aralarından,
toprağı yararak gelincik açacaklar mı bana?
kentleri umursayan kim?
hep aynı gri,
hep aynı beton
hep uyuşturan bir telaş,
biriken sayılar,
azalan yaşam...
dağları söyleyin bana yoldaşlar!

11/09/2014

benzemez

yüreğime aşkla bastığım bir inanç ki geleceğimiz,
bu zalimlerin bize dayattığı hayata benzemez.
hiç istemeden;
zorunlu bırakılarak atıldığım şu lanetli serüven,
şu oyun,
vahşet, acımasızlık..
şu illet,
rekabet, kafasızlık
şu kalpsizlik, körlük ve sağırlık..
deliye dönmüş insanlık..
bunu severek mi yaşıyorum ki,
ilk fırsatını bulduğum anda yok etmeyeyim?
zalimlerin bize dayattığı bu hayat ki,
yüreğimize aşkla bastığımız kavgaya hiç benzemez!

11/08/2014

bir damla yaş süzülüyor

tarihten bir trende,
sürgünlük bir çocuk oluyorum
yaylalardan-denizlere
denizlerden-ölümlere uzanan.
Bir damla yaş süzülüyor kara gözlerimden,
damlaya-damlaya birikiyor avuçlarımda;
kalbime basıyorum avuçlarımı
karadeniz oluyor.

acım;
insanlığı sırtlamıştır
yüreğime taşarken,
acılara dolarken gözüm,
karadeniz damlamıştır benim.
Acı çekeni anlarım yurdunda,
acı çektirilmiştir yurdumda çünkü bana!
tarihin treninden iniyorum,
çöl gibi yalnız bırakılmış halkların
elbruz gibi yeşermesine saldırılıyor,
bir damla yaş süzülüyor kara gözlerimden,
damlaya-damlaya birikiyor avuçlarımda
yüreğime basıyorum avuçlarımı
halkların kardeşliği oluyor.

11/07/2014

şanlı sinekler

kent,
içimizi karartıyor diye
aydınlatılıyor sokaklar
ve biz,
yalnızlığın şanlı sinekleriyiz
o aydınlığa kanmış!
Uçuyoruz!
Birbirimizin vızıltısından,
bombaları duymadan
ve duymadan anaların feryadını,
evlatların ahlarını duymadan uçuyoruz!