10/11/2017

Sen mayıs, ben kasım..

ekimde üşürken
mayısı düşünmek senin ki
oysa önünde kasım var!

ekimde üşürken
kasımı düşünmek benim ki
oysa sonunda mayıs var!

                        ne garip!

senin ki kasımsız bir mayıs
benim ki mayıssız bir kasım,
ikimiz de ekimdeyiz
ikimiz de üşüyoruz..
sen mi mayısla avunuyorsun
ben mi kasımla savaşıyorum; bilmiyorum!

ben ve ceza

Hangi ceza
benden daha büyük ceza bana
benden başka
hangi salak çeker beni?
kalbimde çağların acısı
zihnimde yarın kavgası
kalemim de bereket
ömrümde sefalet.
zar zor tahammül ettiğim dünyada
mutlu günlere şiirler yazıyorum,
çürüdüğüm zindanımda
hala çiçekleri suluyorum,
çiçeklerle birlikte çürüyorum!

etten kabir

dar sokaklarda
koyu bir derinlik
biz o sokaklar da
mezarlığa çevrildik;
bütün ölüler kalbimizde
ve biz de,
hiç kimse yaşamıyor içimizde
ama biz ölüyoruz.
sokağın koyu derinliğinde
etten bir kabiriz
bütün ölüleri
yüreğimiz de çürütüyoruz!

kirlisin

sesini duydum bugün
aynana çevirdiğin televizyondan,
senin sesin
en az kalbin kadar kirli...
sesinle kirlettin beni
ve de ülkeni!

yüzünü gördüm bugün
aynana çevirdiğin televizyondan,
senin yüzün
en az sesin kadar kirli...
yüzünle kirlettin beni
ve de ülkeni!

seninle kirlendik bugün;
içindeki bütün pislik,
televizyondan taştı evimize, sokağımıza...
sen ölülerimizi yıkacak imamlarla övün
biz seni yıkayacak adaleti arayacağız!


sonbahar için üzülme

bir şiirlik hüzün birikmiş yüzünde
yüzüne bakanın ömrüne sonbahar gelir, üzülme...
her ömrün bir eylülü olur, ağustosu siler
çiçekler ölür, tohumlar kalır; üzülme...
dağlar bir günde birikip dağ olmaz
ağaçlar bir günde dağları kaplamaz
tohumlar bir günde çatlamaz
bir günde çiçekler her yeri kaplamaz; üzülme...
nice sonbaharlar görmüş şu dağlar
nice ormanlar kurutmuş, çiçekler soldurmuş
yaşadıkları sonbaharlar kadar dağ olmuş; üzülme...
bu sonbahar geçecek, bir ilkbahar gelecek
kalbindeki tohumlar çatlayacak seninde
yüzünde güller açacak, eteklerini kaplayacak...
yaşadığın sonbaharlar kadar büyük bir dağ olacaksın,
Üzülme!